Gerçekten kendini değiştiren kadınlara bak.
Değişmek için,iyileşmek için kimseye değil kendine sarılan kadınlara bak.
Debelene debelene kuyudan bir anda kurtulan kadınlara!
Derdini anlatmak için severken,sevdiğinden çok konuşan, bazen susan,bazen kızan,bazen küsen kadınlara.
Hani mücadelenin dibini eden kadınlara.
Gözlerine bazı bazı durgunluk gelse de güler yüzlü kadınlara,güldüğünde gözleriyle gülen kadınlara.
Mutlaka ama mutlaka bir yarası vardır ama artık kanamayan,kabuk bağlayan,hatta kabuğu bile kopmuş çoktan.
Bu kadınlar o yarayı kendilerinin lehine çevirmişlerdir.
Kimisi söyler,kimisi çizer,kimisi yazar,kimisi çalışır,kimisi yapmadıklarını yapar,kimisi yapmakta olduğunu terkeder.
Ama mutlaka bi şeyler yaparlar.
Kendilerini yenilerler.
Yalnızlığın keyfini sürerler.
O yaranın onu büyütmesinin verdiği keyiftir bu.
Ve de artık gidene,gitmek isteyene bile gülebilmenin keyfidir.
Kaybettiğini sandıkları aslında kazandıkları ve hatta kurtuldukları olmuştur çünkü...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder