17 Mart 2013 Pazar

Kadının yarası

Gerçekten kendini değiştiren kadınlara bak.
Değişmek için,iyileşmek için  kimseye değil kendine sarılan kadınlara bak.
Debelene debelene kuyudan bir anda kurtulan kadınlara!
Derdini anlatmak için   severken,sevdiğinden çok konuşan, bazen susan,bazen kızan,bazen küsen kadınlara.
Hani  mücadelenin dibini eden kadınlara.
Gözlerine bazı bazı durgunluk gelse de güler yüzlü kadınlara,güldüğünde gözleriyle gülen kadınlara.
Mutlaka ama mutlaka  bir yarası vardır ama  artık kanamayan,kabuk bağlayan,hatta kabuğu bile kopmuş çoktan.
Bu kadınlar o yarayı kendilerinin lehine çevirmişlerdir.
Kimisi  söyler,kimisi  çizer,kimisi yazar,kimisi çalışır,kimisi yapmadıklarını yapar,kimisi yapmakta olduğunu terkeder.
Ama mutlaka bi şeyler yaparlar.
Kendilerini yenilerler.
Yalnızlığın keyfini sürerler.
O yaranın onu büyütmesinin verdiği keyiftir bu.
Ve de artık gidene,gitmek isteyene  bile gülebilmenin keyfidir.
Kaybettiğini sandıkları aslında kazandıkları ve hatta kurtuldukları olmuştur çünkü...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder