30 Aralık 2012 Pazar

''Yalnızca ateşli bir sabır ulaştırır bizi,muhteşem bir mutluluğun kapısına.''

Bitirdim kitabımı,hemen yenisine başladım.
''Nar Ağacı'' Nazan Bekiroğlu'ndan.
Trabzon,Batum,Tiflis arasında 1.Balkan Savaşları zamanları...
Nazan Bekiroğlu dedesinin izini sürüyor ve tabi ki bir gönül hikayesi de var...
Kapaktaki cümle zaten şu:
''Sen beni öyle çağırmasaydın eğer,ben sana böyle gelmezdim...''
Uykumun geldiğini düşünerek  kapadım ışığımı ve her gece yaptığım gibi kendimle konuşa konuşa uyumaya çalıştım.
Ama görüldüğü gibi uyuyamadım.
Bu çabalamalarım esnasında içimde aylar önce avaz avaz bağıran o sesi tekrar duydum.
''Her gece hayallerine koş,uyumadan önce!
Gir hayalinin içine ve yaşa o çok istediğin anı!
Tek bir hayalin olmasın.
Küçük de olsun büyük de!
O anda ol,o çok istediğin anlarda!
O çok istediğin vakitlerde,mekanlarda,şehirlerde ol.
Olmak istediğin insanlarla ol.''
İnsan ne kaybeder ki hayallerine vakit ayırmaktan?
Dahası onları çok arzulamaktan?
Hiç bir şey kaybetmez aksine kazanır!
Ben kazandım.
Ben şu an olduğum ülkeyi,oturduğum sandalyeyi,karanlığımı aydınlatan ışığı bile  hayallerime vakit harcayarak elde ettim,Allah'ın takdiri  ile tabi ki.
Sen zaten hayal edebiliyorsan,onun için gönlünü tutuşturabiliyorsan,dualar edebiliyorsan;
Allah zaten onu sana vermiştir.
Delice bir sabır gerekir sana,ateşli bir sabır.
O izin vermese elini açıp dua bile edemez bazen insan.
Bunu da çok yaşadım...
Hayallerinin peşinden koşarsan kararlıca,onların yorulduğunu gördüm ben.
Sen ne kadar çok istersen,hayalini içine ne kadar sağlamca yerleştirirsen ;bir o kadar yakınına geliyor hayallerin.
...
Benim hayallerim değişiyor birazcık,daha büyüyor,mekan değiştiriyor,şehir değiştiriyor.
Bu gece belli bir mekana ,zamana ait olamamak beni uyutmadı sanırım.
Beynin çalışırken uyuyamazsın,gözlerin uyur ama sen uyuyamazsın.
Beynim uyumamayı seçtiği için ,ben de bu saatte buraya yazıyorum.
Böyle gecelerin sabahları ,çelik gibi oluyorum!
Bir kere daha sarsıntı atlatmış ve uzunca yolları aşmış biçimde yolumda gitmeye devam ediyorum.
İçimdekilerle,gönlümdekilerle,beynimdekilerle.
Böyle bir gece.
Bitkinlik gözlerimde ama beynimde ve yüreğimde değil şu saniye...
Şu sözle kaldığım yerde devam edeceğim;
''Yalnızca ateşli bir sabır ulaştırır bizi ,muhteşem bir mutluluğun kapısına.''

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder