Ağaçlar 2 farklı zamanda yaşarlar.
Bir yazlık bir de kışlık vakitlerde...
Şimdilerde ağaçlar da benim gibi,sadece iskeletleri var görünürde.
Dalları çıplak,renkleri iç açmıyor.
Meyvelerini vermiyorlar,bakınca insana mutluluk da vermiyorlar...
Meyvelerini vere vere kalmadı,yeniden meyve verebilmek için dinlenmesi gerekiyor.
Biraz perişan gözüküyor bu mevsimlerde,çıplak....
Hatta ölü gibi.
Ama güneş ısıtmaya başladığında,daha uzun süre bize göründüğünde yeniden giyinecek güzel renkli elbisesini.
Şaşacağız,ölü toprağını atıp capcanlı olduğunu gördüğümüzde.
Ellerini gökyüzüne kaldıracak,bilekleri dolu olacak...
Yemyeşil olacak üstü başı.
Bazılarında beyaz,bazılarında turuncu,kırmızı,bordo desenler olacak...
İnsanlar ona baktıkça mutlu olacak...
Onun yeşil elbisesine baktıkça umutlarına daha sıkı sarılacak.
Ama şu an o kışlık vaktinde.
Şu an o dinlenmede.
Hiç kimseye hiç bir şey veremeyecek kadar yorgun.
Zaten istese de veremez ki..
Güneş onu terketmiş...
Güneşsiz o olamaz güzel,mutluluk veremez...
Güneş geri geldiğinde,dirilecek.
Ben gibi....
Bir ağaç gibi kupkuru dallarım..
Üstüm başım kapkara,iç açıcı bir insan değilim uzuun zamandır.
Kış gibi sakin,karanlık ve kuruyum,soğuğum.
Ama kış geçer,gene bahar gelir.
Güneş yakar,yazları gene güzelleşirim...
Ben de önce yapraklarımı dökerim,sonra beklerim,toparlarım kendimi bu arada.
Daha yeşil olmak için,daha dik olmak için.
Ama kışı yaşıyorum şimdi...
Soğuk çok soğuk.
Soğuk ,yalnız,karanlık...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder