Ağaçlar 2 farklı zamanda yaşarlar.
Bir yazlık bir de kışlık vakitlerde...
Şimdilerde ağaçlar da benim gibi,sadece iskeletleri var görünürde.
Dalları çıplak,renkleri iç açmıyor.
Meyvelerini vermiyorlar,bakınca insana mutluluk da vermiyorlar...
Meyvelerini vere vere kalmadı,yeniden meyve verebilmek için dinlenmesi gerekiyor.
Biraz perişan gözüküyor bu mevsimlerde,çıplak....
Hatta ölü gibi.
Ama güneş ısıtmaya başladığında,daha uzun süre bize göründüğünde yeniden giyinecek güzel renkli elbisesini.
Şaşacağız,ölü toprağını atıp capcanlı olduğunu gördüğümüzde.
Ellerini gökyüzüne kaldıracak,bilekleri dolu olacak...
Yemyeşil olacak üstü başı.
Bazılarında beyaz,bazılarında turuncu,kırmızı,bordo desenler olacak...
İnsanlar ona baktıkça mutlu olacak...
Onun yeşil elbisesine baktıkça umutlarına daha sıkı sarılacak.
Ama şu an o kışlık vaktinde.
Şu an o dinlenmede.
Hiç kimseye hiç bir şey veremeyecek kadar yorgun.
Zaten istese de veremez ki..
Güneş onu terketmiş...
Güneşsiz o olamaz güzel,mutluluk veremez...
Güneş geri geldiğinde,dirilecek.
Ben gibi....
Bir ağaç gibi kupkuru dallarım..
Üstüm başım kapkara,iç açıcı bir insan değilim uzuun zamandır.
Kış gibi sakin,karanlık ve kuruyum,soğuğum.
Ama kış geçer,gene bahar gelir.
Güneş yakar,yazları gene güzelleşirim...
Ben de önce yapraklarımı dökerim,sonra beklerim,toparlarım kendimi bu arada.
Daha yeşil olmak için,daha dik olmak için.
Ama kışı yaşıyorum şimdi...
Soğuk çok soğuk.
Soğuk ,yalnız,karanlık...
21 Kasım 2012 Çarşamba
20 Kasım 2012 Salı
Nazım ve Vera
Nazım Stockholm'dan Vera'ya bir kartpostal gönderir ve şöyle yazar:
''Lanet olsun!
Ne muazzam şey seni sevmek!
Sen benim aşkım,sen benim kızım,sen benim yoldaşım,sen benim annemsin.
Canım ,bir tanem.
Seni sevmeden önce dünyayı sevmesini bile bilmiyormuşum.
Bu şehir güzelse senin yüzünden,bu elma tatlıysa senin yüzünden,bu insan akıllıysa senin yüzünden...''
''Bir yazlığı bir kışlığı olmalı ömrün...''
''Bir yazlığı bir kışlığı olmalı ömrün.
Kaçabildiğinde kurtulabildiğin.
Kurtulmak sandığın şeyin aslında ondan sadece uzaklaşabilmek olduğunu hatırlatan bir sığınak.
Her şey bitmez ama her şeyin zamana bırakılabileceği bir yer vardır muhakkak.
İşte öyle bir yerler olmalı ruhunu tekrar dirilttiğin ,kendini tekrar sevmeye yemin ettiğin.
Bir yazlığı bir kışlığı olmalı ruhun.
Tıpkı giysilerin ayakkabıların gibi onun da örtünmeye,onun da çırılçıplak kalmaya ihtiyacı yok mu?
İşte öyle bir sığınak,sadece senin yaşayabildiğin.
Mezar gibi ölümüne değil ,seni yeniden hayata aşılayan ,bir dört duvar olmalı sana ait muhakkak.''
Kaçabildiğinde kurtulabildiğin.
Kurtulmak sandığın şeyin aslında ondan sadece uzaklaşabilmek olduğunu hatırlatan bir sığınak.
Her şey bitmez ama her şeyin zamana bırakılabileceği bir yer vardır muhakkak.
İşte öyle bir yerler olmalı ruhunu tekrar dirilttiğin ,kendini tekrar sevmeye yemin ettiğin.
Bir yazlığı bir kışlığı olmalı ruhun.
Tıpkı giysilerin ayakkabıların gibi onun da örtünmeye,onun da çırılçıplak kalmaya ihtiyacı yok mu?
İşte öyle bir sığınak,sadece senin yaşayabildiğin.
Mezar gibi ölümüne değil ,seni yeniden hayata aşılayan ,bir dört duvar olmalı sana ait muhakkak.''
18 Kasım 2012 Pazar
20 kilit cümle
1. Ektiğin kadarını biçersin. Emeğin sana mutlaka aynı oranda geri döner.
2. Kendi hikayeni kendin yaz. Kimse senin senaryonu yazmasın.
3. Geçmişte birinin sana yaptığı bir kötülüğün, bugün hiçbir gücü yoktur. Ancak sen o gücü verirsen olur.
4. İnsanlar sana kendilerini nasıl tanıtıyorlarsa, önce öyle kabul et.
5. Endişelenmek vakit kaybıdır. Öyle yapacağına, endişelendiğin şeyle ilgili bir şey yapmaya harca o zamanını.
6. Neye inandığın, hayallerinden, isteklerinden ve beklentilerinden çok daha güçlüdür. Sonunda her zaman, inandığın şey oluyorsun.
7. Sadece tek bir dua edeceksen, o ‘çok şükür’ olsun.
8. Mutluluğun verdiğin sevgi kadardır.
9. Hata, seni başka yöne yönlendiren bir yol işaretidir.
10. Herkesin dediğinin aksine davranırsan, dünya yıkılmaz.
11. İçgüdülerine güven, onlar yalan söylemez.
12. Önce kendini sev.
13.Sonra da, o sevgini her fırsatta etrafına yaymayı öğren.
14. Sevdiğin şeyi yaparak para kazanmanın bir yolunu bul. O zaman her maaş, sana bonus olur.
15. Aşk acıtmaz. Çok da iyi hissettirir.
16. Her gün, yeniden başlamak için bir fırsattır.
17. Dünyadaki en zor iş, anneliktir. Ve bütün kadınlar bunu ilan etmelidir.
18. Şüphe, ‘-ma’ ekidir. Kıpırda-ma, cevapla-ma, acele et-me.
19. Ne yapacağını bilemediğinde, sakinleş.
.20. Hiçbir dert sonsuza kadar sürmez
15 Kasım 2012 Perşembe
Yorgunluklar iyidir.
Hiç bir şey yapmadan geçirdiğim zamanlarım oldu...
O bitmişlik,işe yaramamazlık hissi nedir bilirim çünkü çok ağırca yaşadım...
O yüzden yorgunluklarımın kıymetini biliyorum artık...
Yorgunsan,emek ve alınteri vardır.
Yorgunsan ,işe yaramışsındır.
Yorgunsan,sana biçilen rızkı haketmişsindir.
Yorgunsan,şükretmek için sebebin vardır.
Şükretmelisin çünkü ertesi güne kapıların kapanmaması için üzerine düşeni yapmışsın demektir.
Yorgunum,çok hem de.
Vaktimin her dilimini kendime ne katabilirim diye harcıyorum...
Hayatta bazı şeyleri vakti geldiğinde öğrenebiliyorsun , anlayabiliyorsun.
Yorgunluklar kolay değilmiş...
...
Ama yoruldukça yenileniyor insan.
Yoruldukça bir basamak daha çıkmış oluyorsun.
Bi basamak bi basamak derken bir bakmışsın olmak istediğin yerdesin,belki de hayal bile edemediğin yerdesin!
Hayat işte.
Bilemezsin gene de geleceği.
Sadece yakın geleceği görebilirsin.
Ama umarsın,hayal kurarsın.
Ya da hayal kurmazsın.
Hayalsiz,yarınları düşünmeden yaşarsın.
Yarınlar geldiğinde de kıymetini bilemezsin...
Hayat böyle gider işte..
Uzun lafın kısası ;yorgunsan emekçisin demektir...
Hep yorulmalı bu hayatta,hep yapacak bir şeylerin olmalı.
Günlerini bölmeli yapacakların için..
...
Yorgunluklar yalnız olmamalı ama sevdiceğizinle olmalı.
Yorgunluklar tatlı bir şekilde bitirilmeli yanyanayken...
Yorgunluklar,gelecek için konulan birer tuğla ise ,insan kendisi ve sevdiği için koymalı o tuğlaları...
....
Yorgunluklar iyidir.
Yorgunum ama mutluyum.
O bitmişlik,işe yaramamazlık hissi nedir bilirim çünkü çok ağırca yaşadım...
O yüzden yorgunluklarımın kıymetini biliyorum artık...
Yorgunsan,emek ve alınteri vardır.
Yorgunsan ,işe yaramışsındır.
Yorgunsan,sana biçilen rızkı haketmişsindir.
Yorgunsan,şükretmek için sebebin vardır.
Şükretmelisin çünkü ertesi güne kapıların kapanmaması için üzerine düşeni yapmışsın demektir.
Yorgunum,çok hem de.
Vaktimin her dilimini kendime ne katabilirim diye harcıyorum...
Hayatta bazı şeyleri vakti geldiğinde öğrenebiliyorsun , anlayabiliyorsun.
Yorgunluklar kolay değilmiş...
...
Ama yoruldukça yenileniyor insan.
Yoruldukça bir basamak daha çıkmış oluyorsun.
Bi basamak bi basamak derken bir bakmışsın olmak istediğin yerdesin,belki de hayal bile edemediğin yerdesin!
Hayat işte.
Bilemezsin gene de geleceği.
Sadece yakın geleceği görebilirsin.
Ama umarsın,hayal kurarsın.
Ya da hayal kurmazsın.
Hayalsiz,yarınları düşünmeden yaşarsın.
Yarınlar geldiğinde de kıymetini bilemezsin...
Hayat böyle gider işte..
Uzun lafın kısası ;yorgunsan emekçisin demektir...
Hep yorulmalı bu hayatta,hep yapacak bir şeylerin olmalı.
Günlerini bölmeli yapacakların için..
...
Yorgunluklar yalnız olmamalı ama sevdiceğizinle olmalı.
Yorgunluklar tatlı bir şekilde bitirilmeli yanyanayken...
Yorgunluklar,gelecek için konulan birer tuğla ise ,insan kendisi ve sevdiği için koymalı o tuğlaları...
....
Yorgunluklar iyidir.
Yorgunum ama mutluyum.
14 Kasım 2012 Çarşamba
Anneler...
Kadın olunca,anlaşılamayınca,sorumlulukların çok olunca,her şeye rağmen dimdik durmak zorunda olunca;bir de evladın olunca kuvvetli olmak zorundasındır.
Ki o canı ,9 ay boyunca içinde büyüten,minik bir insancık yaratan her zaman annelere güç verir.
Bu kesindir.
Cennet annelerin ayakları altında değil midir?
Niye erkekler seçilmemiştir o mucizeyi yaşamaları için de kadınlar seçilmiştir?
Bir doğum esnasında yaşanılan acı 20 kemiğin aynı anda kırılması esnasındaki acıyla eşdeğerdir.
Erkekler seçilmemiştir çünkü erkekler bedenen güçlüdür evet ama acı eşikleri çok düşüktür.
Kadın olmak Allah tarafından seçilmek demektir :)
Bütün zorluklarına rağmen...
O yüzden anneler hep başüstündedir.
Hele ki bazı anneler...
Hele ki annem...
11 Kasım 2012 Pazar
Fistan:)
-Nineye sormuşlar:
''Nine,dede sana hiç çicek aldı mı?''
-Nine cevap vermiş.
''Bana aldığı fistanların hepsi çicekliydi.''
:)
10 Kasım 2012 Cumartesi
Kaydol:
Yorumlar (Atom)




